Archive for Aralık, 2009

LEPRA DERİ VE ZÜHREVİ HASTALIKLARI HASTANESİ’NİN KAPATILMASI HAKKINDAKİ SORU ÖNERGEM

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA

 

Aşağıda belirtilen sorularımın Anayasa’nın 98. ve TBMM’nin iç tüzüğünün 99.maddeleri uyarınca Sağlık Bakanı Sayın Recep AKDAĞ tarafından yazılı olarak yanıtlandırılmasını arz ederim.

Av. M. Fatih ATAY
Aydın Milletvekili

Prof. Dr. Türkan SAYLAN’ın, 21 yıl gönüllü olarak başhekimliğini yürüttüğü ve cüzzamlı (lepra) hastalarının tedavisinde önemli bir yeri olan Lepra Deri ve Zührevi Hastalıklar Hastanesinin kapatılarak, Bakırköy Dr. Sadi Konuk Eğitim ve Araştırma Hastanesine bağlanacağı ve Cildiye Kliniği olarak hizmet vereceğini, cüzzamlı hastalarınsa Avcılardaki bir poliklinik bünyesinde tedavilerinin devam ettirileceğini, basın organlarının yayınlarından ve yazılı belgelerden öğrenmiş bulunmaktayız.

ÇYDD ve Cüzzamla Savaş Derneği Başkanlığı yapan Prof. Dr. Türkan SAYLAN ve ekibi tarafından, zamanında Bakırköy Akıl Hastanesi içerisinde hizmet veren ve çok kötü durumda olan yer, bugün üç ana binası, birçok destek bölümleriyle modern bir hastane kompleksine dönüştürülmüş, İstanbul Lepra Deri ve Zührevi Hastalıkları Hastanesi olarak çağdaş bir hizmet vermesi sağlanmıştır. Bu gün hastane; lepralı hastalara hizmet vermenin yansıra 50’ye yakın çalışanıyla cildiye, dahiliye, psikiyatri ve diş poliklinikleriyle ayaktan başvuran tüm hastalara hizmet vermekte, temel ve uzmanlık eğitiminde etkin görevler üstlenmekte aynı zamanda araştırma çalışmaları yapılan uluslar arası bir merkez durumundadır.

SORULAR:

1-    1981’de Bakırköy Ruh ve sinir Hastalıkları Hastanesi’nin bir servisi iken Prof. Dr. Türkan SAYLAN’ın çabalarıyla özel dal hastanesi haline getirilen ve yukarıda sözü edilen alanlarda da hizmet veren, Lepra Deri ve Zührevi Hastalıkları Hastanesi’nin bir kliniğe çevrilmek istenmesindeki gerekçeler nelerdir?

2-     Yıllardır cüzzam (lepra) hastalığının tedavisi için uğraşlar vermiş ve adı lepra hastanesi ile özdeşleşmiş çağdaş Türk kadını Prof. Dr. Türkan SAYLAN’ın, toplum yararına büyük emekler harcayarak ortaya çıkardığı çok önemli bir hastanenin kapatılmasını, sayın SAYLAN’ın anısına ve topluma bir saygısızlık olduğunu düşünmüyor musunuz?

3-    Türkiye’nin dört bir tarafından gelen yeni lepra hastaları, ve sayıları 2500 dolayında olup, sürekli tıbbi bakım ve desteğe gereksinim duyan eski cüzzam hastasının, Lepra Deri ve Zührevi Hastalıklar Hastanesi’nde gördükleri hizmeti, Avcılar’daki küçük bir poliklinikte görebileceklerini düşünüyor musunuz?

4-    Bakanlığınız döneminde kapatılan başka hastaneler var mıdır? Ayrıca yine Bakanlığınız döneminde meslek hastalıkları hastanelerine ne kadar önem verilmiştir?

Popularity: 10% [?]

MUSTAFA FEHMİ KUBİLAY’I ANMA GÜNÜ MESAJI

CHP AYDIN MİLLETVEKİLİ SAYIN FATİH ATAY’IN MUSTAFA FEHMİ KUBİLAY’I ANMA GÜNÜ MESAJI

Türkiye Cumhuriyeti kurulduğu günden bu yana, köhnemiş ve donmuş düşünceler, ulusumuzun çağdaş uygarlık yolunda yürümesine engel olmaya çalışmış ve Atatürk ilke ve devrimleri için tehdit oluşturan girişimlerini her dönemde sürdürmüşlerdir.

23 Aralık 1930’da yaşanan ve toplumsal belleğimizde her zaman yerini korumaya devam eden Kubilay Olayı’da bunun en vahim örneklerinden biridir. Gerici güçler, Atatürk ilke ve devrimlerine gönülden bağlı ve gerektiğinde bu uğurda ölmenin, ama asla eğilmemenin ne anlama geldiğini ortaya koyan Öğretmen Kubilay’ı vahşice katletmiştir.

Devrim şehidimiz olarak tarihteki yerini her zaman koruyan ve korumaya devam eden Kubilay’ı bir kez daha saygıyla anarken, bu gibi gerici güçlerin her zaman var olacağı, fakat Büyük Önder Atatürk’ün kurduğu bu Cumhuriyeti korumak için ölmeye hazır KUBİLAYLARINDA her zaman var olacağı asla unutulmamalıdır.

Av. Fatih ATAY
CHP Aydın Milletvekili

 

Popularity: unranked [?]

EĞİTİM ALANINDA OECD ÜLKELERİ ARASINDA SONDAN ÜÇÜNCÜ SIRADA OLMAMIZ HAKKINDA SORU ÖNERGESİ

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA

Aşağıda belirtilen sorularımın Anayasanın 98. ve T.B.M.M. İçtüzüğünün 99.maddeleri uyarınca Milli Eğitim Bakanı Sayın Nimet ÇUBUKÇU tarafından yazılı olarak yanıtlandırılmasını arz ederim.

Av. Fatih ATAY
CHP Aydın Milletvekili

Türk- Eğitim- Sen’nin yaptığı araştırmaya göre Türkiye OECD ülkeleri arasında eğitim alanında sondan üçüncü sırada olduğunu, OECD ülkelerinin yarısında 3- 4 yaşlarındaki çocukların yüzde 70 ‘inden fazlası okula giderken, Türkiye’de bu oranın yüzde 2,6 olduğunu   öğrenmiş bulunmaktayız.

Türkiye eğitimli nüfusunu istihdam etmede son sıralarda bulunuyor. İstihdam oranlarında cinsiyet farklılığına bakıldığında; OECD ülkelerinde eğitimin tüm kademelerini tamamlamış oranların istihdam oranı erkeklerde yüzde 82, kızlarda yüzde 63’tür.Bu oran ülkemizde erkeklerde yüzde 78, kızlarda ise yüzde 26 olarak tespit edilmiş bulunmaktadır. Bu sebeple:

1- Ülkemizde halen devam etmekte olan eğitim sisteminin yeterli olduğuna ve  Türkiye’yi OECD ülkeleri arasında ilk sıralara yükselteceğine inanıyor musunuz?

2-Okul öncesi eğitim alanında okula gitme oranını arttırmak için ne gibi önlemler almayı ve ne gibi değişiklikler yapmayı düşünüyorsunuz?

3-Ülkemizde kız çocuklarının okutulmasını sağlamak için kurulan Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği gibi derneklere yardımda bulunmayı düşünüyor musunuz?

4-Türkiye’de eğitimini tamamlamış oranların istihdam alnında erkeklerin yüzde 78, kızların ise yüzde 26’sının çalışması, bu oran arasında bu kadar farklılık bulunmasını  bir eğitim hatası olarak görüyor musunuz?

5-Bir ülkenin refah seviyelere yükselebilmesi için ilkönce kadınlarını eğitmek, yetiştirmek zorundadır. Türkiye’de kız çocuklarını daha çok eğitime kazandırmak için ne gibi yenilikler yapmayı planlıyorsunuz?

Popularity: 5% [?]

DÜNYA KOOPERATİFÇİLİK GÜNÜ KUTLAMA MESAJI

Kooperatifler, demokratik işletme kuruluşlarıdır. Kooperatiflerde temel amaç kar değil, verimli çalışmak, ortak ihtiyaçlarını karşılamak, emek ve ürünlerini değerlendirmektir.

İnsanlar bireysel olarak yapamadıklarını kooperatifler kurarak ortaklaşa başarabilirler.’’Birlikten kuvvet doğar’’ sözü bunu en iyi şekilde açıklamaktadır.

30 Haziran 1936 yılında Mustafa Kemal ATATÜRK, ilk ‘’ Tarım Kredi Kooperatifini ‘’ Silifke ilçesine bağlı ‘’ Tekirçiftliği’’ köyünde açmış ‘’ İnsanlar kişisel olarak çalışırlarsa başarılı olamazlar’’ diyerek kooperatifleşmenin önemini vurgulamıştır.

Kooperatiflerimizin sosyal, kültürel, ekonomik açıdan faydalarının ve öneminin göz ardı edilmemesi dileğiyle tüm Ulusumuzun ve Aydınlılarımızın Dünya kooperatifçilik Gününü kutlar, sevgi ve saygılarımı sunarım.

Av. Fatih ATAY
CHP Aydın Milletvekili

Popularity: unranked [?]

DÜNYA İNSAN HAKLARI GÜNÜ KUTLAMA MESAJI

1948’de kabul edilen İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi, “insan haklarının anayasası” olarak tanımlanır. İnsanın doğuştan sahip olduğu kişisel hak ve özgürlükleri tanımlar, her insanın yasa önünde eşit olduğunu, işkenceye, kötü muameleye ve onur kırıcı cezalara tabi tutulamayacağını ilan eder. İnsan haklarının korunması ve geliştirilmesi yolunda uluslararası toplum tarafından sürdürülen çabalara yol gösterici işlevini bugün de sürdürür. 1948’de kabul edildiği tarih 10 Aralık her yıl Dünya İnsan Hakları Günü olarak kutlanır.

BM’nin altı temel insan hakları sözleşmesi vardır:

Medeni ve Siyasi Haklar Uluslararası Sözleşmesi
Ekonomik, Sosyal ve Kültürel Haklar Uluslararası Sözleşmesi
İşkenceye Karşı Sözleşme
Irk Ayrımcılığının Önlenmesi Sözleşmesi
Kadınlara Karşı Ayrımcılığın Önlenmesi Sözleşmesi
Çocuk Hakları Sözleşmesi

Türkiye, Birleşmiş Milletler çerçevesinde oluşturulan temel insan hakkı sözleşmelerini tümüne taraftır.

İnsan hakları, kişiyi kendi özüyle yaşatacak kurallardır. İnsanın insana hükmetmesi, onu ezmesi insan onuruna yakışmayan ve kabul edilemeyecek davranıştır. İnsanlar arasında hak, eşitlik, adalet, özgürlük düşüncesi yaygınlaştıkça bu konu ile ilgili mücadelelerde devam edecektir.

İnsan hak ve özgürlüklerinin herkes için tüm yönleri ile korunup hayata geçirildiği bir dünyaya ulaşılması temennisiyle DÜNYA İNSAN HAKLARI GÜNÜNÜ kutlar, sevgi ve saygılarımı sunarım.

Av. Fatih ATAY
CHP Aydın Milletvekili

Popularity: unranked [?]

SAĞLIK BAKANI RECEP AKDAĞ TARAFINDAN YAZILI OLARAK YANITLANDIRILMASINI İSTEDİĞİM SORU ÖNERGEM

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA

Aşağıda belirtilen sorularımın Anayasa’nın 98. ve TBMM’nin iç tüzüğünün 99.maddeleri uyarınca Sağlık Bakanı RECEP AKDAĞ tarafından yazılı olarak yanıtlandırılmasını arz ederim.

Av. Fatih ATAY
Aydın Milletvekili

Sağlık Bakanlığı Pandemi İzleme Kurulu üyesi Prof. Dr. İsmail BALIK, Türkiye’de Domuz Gribinden ölen kişilerin çoğunun son 2 hafta içinde gerçekleştiğini ve aşı olsalardı ölümlerin gerçekleşmeyeceğini 5 Aralık 2009 tarihli Hürriyet Gazetesine vermiş olduğu mülakatta ifade etmektedir.

Türkiye’de en az 1 milyon kişi domuz gribi geçirmekte ve buna karşılık aşılanan kişi sayısı 700 bin dolayındadır. Kış şartları artacağından önümüzdeki dönemde sıkıntılar artacaktır. Bu sebeple;

1-  Bakanlık olarak domuz gribi sürecini doğru yönettiğinize inanıyor musunuz?

2- Aşılamada kamuoyuna yeterli doğru bilgi akışını sağladınız mı?

3-  Türkiye’de şimdiye kadar niçin daha fazla kişi aşı olmadı?

4-  Bu kadar tehlikeli salgın bir hastalık olan domuz gribinin aşıyla önlenebileceği halde aşı olmak özellikle risk grubunda neden  isteğine bırakılmıştır?

5-  Başbakanın ben aşı olmadım ve ailemi de aşı yaptırmayacağım ifadesi vatandaşların aşılanmasını olumsuz etkilemedi mi?

6- Tek ve en önemli önlemin aşı olduğu konusunda Başbakana Bakanlığınız tarafından yeterli bilgilendirme yapıldı mı?

7-  ‘’Aşı olmayın içinde domuz kanı var.’’diyenler, vatandaşların dini duygularını kullanıp, kendileri ile birlikte halkımızı da çağ dışı bir düşünceye sokmuyorlar mı?

8-  Aşılanan insan sayısını arttırmak için ne gibi önlemler almayı planlıyorsunuz?

9-Aşı olmayın diyenler, bu ölümlerin vebalini üstlenebilecekler mi? Bunun siyasi sorumluluğu kime ait olacaktır.Gereğini Bakanlık olarak yapmayı düşünüyormusunuz?

Popularity: 4% [?]

MİLLİ EĞİTİM BAKANI NİMET ÇUBUKÇU TARAFINDAN YAZILI OLARAK YANITLANDIRILMASINI İSTEDİĞİM SORU ÖNERGEM

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA

Aşağıda belirtilen sorularımın Anayasanın 98. ve T.B.M.M. İçtüzüğünün 99.maddeleri uyarınca Milli Eğitim Bakanı NİMET ÇUBUKÇU tarafından yazılı olarak yanıtlandırılmasını arz ederim.

Av. M. Fatih ATAY
CHP Aydın Milletvekili

Kars’ın Digor ilçesine bağlı Dağpınar beldesinde ‘’Baba Beni Okula Gönder’’(BBOG) kampanyası kapsamında yaptırılan Dağpınar Çağdaş Yaşam İsmet Güresen İlköğretim Okulu’nun adından ‘’okul birleştirme’’ gerekçesiyle ‘’Çağdaş Yaşam’’ isminin çıkarıldığını, İl Milli Eğitim Müdürlüğü, Kars Valiliği onayı ile ‘’Dağpınar İsmet Güresen İlköğretim Okulu’’olarak okulun isminin değiştiğini basın organlarının yazılarından ve yazılı belgelerden öğrenmiş bulunmaktayız.

Dağpınar’da 1972’de yapılan beş derslik ilköğretim okulu, 1999’da Yatılı İlköğretim Bölge Okulu’nun yapılmasıyla boşaltıldı .Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği’nin yürüttüğü BBOG kampanyasıyla okulun yeniden eğitime kazandırılması için çalışma yapıldı.10 Ekim 2005’te ÇYDD ile Kars Valiliği arasında imzalanan protokolde,okulun hayırsever işadamı İsmet Güresen’nin yeğeni Deniz Bülbül tarafından 114 bin TL’ye onarılacağı ve okulun adının ‘’Çağdaş Yaşam İsmet Güresen  İlköğretim Okulu ‘’olacağı kararlaştırıldı.Bu sebeple;

1- ÇYDD ile Kars Valiliği arasında imzalanan protokolün 5. maddesinde okulun adı değiştirilemeyeceği hükmü konduğu halde neden okulun ismi değiştirilmiştir?

2- Okulun adının değişmesi ile ÇYDD’nin yaptığı işler, eğitime vermiş olduğu emek hiçe sayılmış olmuyor mu?

3- Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği ile Valilik arasında imzalanan protokolün resmi bir belge olduğu kaçınılmazdır.Bu resmi belgede okul isminin değiştirilemeyeceği hükmü yer almasına rağmen okulun isminin değiştirilmesi devlete olan güveni zedelemez mi?

4- Bir eğitim kurumunun topluma kazandırılmasına neden olan Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneğinden korkuyor musunuz?

5- Okulların yapımı veya onarılması gibi işlerde yardımda bulunmak isteyen yardım sever vatandaşlarımız, bu durumdan etkilenmezler mi?

Popularity: unranked [?]

CHP AYDIN MİLLETVEKİLİ SAYIN FATİH ATAY’IN KADIN HAKLARI GÜNÜ KUTLAMA MESAJI

Atatürk’ün yapmış olduğu düzenlemelerle, Türk kadınlarının iktisadi ve siyasal yaşama katılımlarının sağlanabilmesi açısından bir dizi önemli değişiklikler yapılmıştır. Kadınlarımıza, 1930 yılında belediye seçimlerinde seçme, 1933 yılında çıkarılan Köy Kanunuyla muhtar seçme ve köy heyetine seçilme, 1934’te Anayasada yapılan bir değişiklikle milletvekili seçme ve seçilme haklarının tanınmasıyla, Türk kadını layık olduğu değere kavuşmuştur. Kadınlara tanınan bu hakların o yıllarda birçok Avrupa devletlerinde bile bulunmayışı, Atatürk’ün kadın haklarına verdiği değer ve önemi en güzel şekilde ortaya koymaktadır.

Sosyal toplumun başarılı olabilmesi, milletimizin çağdaş bir seviyeye ulaşabilmesi için, Ulusumuzun Türk Kadınına ihtiyacı vardır.

Yüce önderimiz Atatürk’ün sayesinde bugünlere gelebilen Türk Kadının’’Kadın Hakları Gününü’’kutlar, sevgi ve saygılarımı sunarım.

Av. Fatih ATAY
CHP Aydın Milletvekili

Popularity: unranked [?]